Site içi arama :
prof.dr. turgut göksoy
 
27 Ekim 2011 - 06:12

Hasta okullarının yararları sayılamayacak kadar çoktur. Kişinin hastalığı hakkında bilmesi gereken her şeyin öğretildiği bu okullarda tıpkı okullardaki sınıflar gibi gruplar oluşturulur. Burada hedeflenen amaç, benzer sorunlardan şikayetçi ve sayıları 20’yi geçmeyen hastaları bir araya getirerek interaktif eğitim yapmaktır.

HASTA OKULLARININ TARİHÇESİ
Dünyada hasta okullarının tarihçesi çok eski değildir. Endüstriyel toplum olma süreci içerisinde ihtiyaç duyulmuştur. Daima aynı pozisyonda ve çok kez ayakta ergonomik koşullardan uzak çalışmak zorunda kalan işçilerde zamanla bazı kalıcı mesleki hastalıkların ortaya çıkması hasta okullarının önemini ortaya çıkarmıştır. 
      İlk kez İsveç’te Zachrisson-Forsell tarafından altmışlı yılların ikinci yarısından sonra başlatılmıştır. 
      
HASTA OKULLARININ ÖNEMİ VE İŞLEVLERİ  

      
Bu okulların önem kazanmasının nedeni kronik bel ağrısı çeken kişilerin verimsizliği ve iş gücü kayıpları nedeniyle ülke ekonomisinde yaşanan olumsuzluklardır. Zira erken emekliliğe hatta sakat kalmayla sonuçlanan çok sayıda vakanın ortaya çıkmıştır. Elbette konunun çözümü sadece bu okullardaki eğitimle değil iş yerlerinde diğer güvenlik önlemlerin alınması ile sağlanabilecektir. Nitekim ilk kez Almanya bel ağrılarını 1993 yılında meslek hastalığı olarak kabul etmiştir.
      Bundan sonra işyerlerinde bel ağrısını ortaya çıkarabilecek her türlü önlem alınması zorunluluğu doğmuştur. Bunlar işyerlerinde çeşitli ergonomik düzenlemeler yapılması, bel okullarına katılım mecburiyetinin getirilmesi, çalışma süre ve şartlarının ayarlanması, omurgalarında yetersizlik olanların daha uygun işlere aktarılması, iş aralarında toplu egzersizler yapılması gibi çözüm arayışlarıdır.
     Aynı şekilde ekranlı araç kullanan işyerlerinde alınması gereken önlemlerle ilgili bir kararname de 2005 yılından itibaren yürürlüğe girmekle beraber bu konuda yeterli duyuru yapılmamış ve yaptırımları yeterince açığa kavuşmamıştır.
Tüm hasta okullarının çalışma tekniği, göz teması sağlanabilecek nispeten küçük gruplarda herkesin katılım yaptığı yaparak bunlardan tedavi edici etkiler elde etmektir.

KRONİK AĞRIYLA MÜCADELE ÜNİTELERİ

      Bir başka hasta okulu örneği “ Ağrıyla Mücadele Üniteleri “ dir. Bunlar; sebebi her ne olursa olsun kronik ağrısı olan herkesin katılabildiği 1 ila 3 haftalık kurslardır. Genellikle hastane ortamından uzak yerlerde yapılan bu toplantıların daha etkili olması için hastaların gece konakladıkları yerlerin otel olması tercih edilmektedir. Yüzme, yürüme, dağa tırmanma ve çeşitli sosyal etkinliklerin de dahil edildiği bu kursların ağrıyla mücadelede kişilere önemli katkılar sağladığı ortaya konulmuştur.
      İngiltere gibi sağlık harcamalarında oldukça titiz ve kısıtlı bir bütçesi olan bir ülkede bile otel konaklamalı “ Pain Management “ uygulamaları yapılmaktadır. Ağrı bu yöntemlerle tamamen ortadan kaldırılmazsa bile onunla beraber nasıl yaşanabildiğinin gösterilmesi de başarı olarak kabul edilmektedir.
      Sorunlarını beraber paylaşan ve ortak çözümler üreten bu hastaların hastalığına ait, hayata dair yaklaşımları inanılmaz olumlu olabilmektedir. “Paylaşılan dertler küçülür, sevinçler ise büyür “ ilkesi uyarınca bu okulların hasta- hekim ilişkilerinde yeni çağdaş bir boyut olacağını söylemek hiçte yanlış olmaz.
Bel Ağrısı ve Bel Okulu, Osteoporoz Okulu, Fibromiyalji Okulu, Şişmanlık Sorunları ve Çözüm Önerileri, Yaşlılık sorunları ve Yaşlılık Okulu, Kireçlenme ve Romatizma Okulları gibi başlattığımız çeşitli okullar, hastalara son derece yararlı deneyimler kazandıran gerçek bir tedavi yöntemi hatta korunma çaresi olarak önerilebilecek çözümlerdir.

HASTA OKULU PROGRAMLARI

      Bu okullarda ders sayısının en az haftada 1 kez ve toplam 3 defadan az olmaması devam etmenin zorunlu hale gelmesi mutlaka gereklidir. Okulda anlatılan derslerin görsel ağırlığı olan kitapçıklarla desteklenmesi, öğrenilenlerin daha sonra zaman içerisinde yeniden tekrarı ile bilgilerin tazelenmesi şarttır. Anatomi gibi vücut bilgilerinin hastaların anlayabileceği dille indirgenerek verilmesi hastanın şikayetleri ile vücudun anatomik yapısı arasında mantıklı bir ilinti kurmasına ve hastalığını daha iyi anlamasına yol açacaktır.
      Doktorların hasta ile ilk karşılaştıkları andan itibaren ona ayırdıkları sınırlı zaman nedeniyle birçok şey söylenmemiş ve hasta birçok bakımdan tatmin edilmemiştir. Aynı sorunu yaşayan hastaları bir araya getirerek konuyu bir defada anlatmak hekim için de zamandan tasarruf yapma şansı vermektedir. Elbette, öncelikle bunun hastaları için önemli bir ihtiyaç olduğuna doktorun inanması gerekir.
       Hastalık ile ilgili günlük yaşam önerilerinin görsel ağırlıklı örneklerle bezenmesi konunun daha fazla anlaşılmasını sağlayabilecektir. Aslında hasta okullarının temel amacı o hastalıkla baş edebilmenin ipuçlarını vermek ve kaliteli bir yaşam biçimi için öğretilenlerin bir yaşam tarzı haline getirilecek şekilde benimsenmesini sağlamak olmalıdır.
      Hasta okullarında ders verenlerin konuştukları dinleyenler tarafından rahatça anlaşılabilir olmalıdır. Tıbbi kelimelerden uzak ve duvara yansıtılan bir sunum ile konu daha berraklaştırılmalıdır. Hastaların anlamadığı terimleri bıkmadan açıklamak ve sorulan soruları da yanıtlamak gerekmektedir. Fazlaca bireysel olan soruların cevaplanması anlatılacak diğer konuların tamamlanmasına izin vermeyeceği için ustaca geçiştirmeli orada bulunanları herkesi ilgilendiren sorular sormaya yönlendirmelidir.
Konuyu anlatan kişi sadece birkaç kişi ile diyalog kurarak anlatımını sürdürmemelidir. Aksine sessizce bir kenarda kalan kişileri de bir şekilde anlatılan konulara sokmasını bilmelidir.
       Hasta okulları sadece hareket sistemi hastalıkları için değil; örneğin hipertansiyon, koroner baypas sonrası yaşam, hamilelik, ana-baba okulları, Alzheimer hastalığı, alışkanlıkların terk edilmesi, böbrek taşı gibi çeşitli konularda düzenlenebilir.
Derslerin sonunda anlatılanların son bir kez daha tekrar edilmesi ve simgesel de olsa bir sınav yapılarak “ katılım belgesi “ verilmesi yapılanların daha kalıcı olmasını sağlayacaktır. Sembolik olsa da bu sınavı kazananların alkış ve diğer sözlerle övülmesi, katılanların konuyla ilgili olarak ciddi derece motive olmalarını sağlayacaktır.
Hekimlerin hastaları ile daha olumlu bir bağlantı kurarak başarılı sonuçlar alması bu hasta okullarının sayı ve kalitesinin artması ile sağlanabileceği gerçeği göz ardı edilmemelidir.


Diğer Sayfalar

   
Diğer Sitelerimiz
www.fibromiyalji.orgwww.ayaksorunu.comwww.antiagingtr.comwww.kireclenme.netwww.omuzum.comwww.belagrisi.netwww.vertigom.comwww.ozonterapi.netwww.kemikerimesi.netwww.boyunagrisi.comwww.romatizmatr.com
   
Bölge Hastanesi Ulaşım

Pendik Bölge Hastanesi
Doğu Mah. Yücel Sok. No:2 Pendik / ISTANBUL
Telefon : 0 216 375 34 34   Faks : 0 216 375 22 12
www.bolgehastanesi.com

2010 © turgutgoksoy.com Tasarım : bayburt.net